Moda dünyası zaman zaman fısıltılarla konuşur, bazen de bağırarak. Bu sezon Balenciaga’nın fısıltısı bile yankılandı. 2025/26 Sonbahar/Kış Haute Couture koleksiyonu, yalnızca kıyafetlerden ibaret değil. Bu, aslında zamanın ruhuna karşı bir başkaldırı.
Yıkımın Zarafeti: Balenciaga’nın Yeni Dili

Demna Gvasalia önderliğinde, Balenciaga artık sadece giyinmenin ötesinde bir şey sunuyor. Bu koleksiyon? Belki biraz karanlık. Belki biraz rahatsız edici. Ama bir o kadar da büyüleyici. Kumaşların dökümleri, dikişlerin yönü, kalıpların bilinçli olarak bozulması—her detay, sanki bir mesaj veriyor: “Mükemmel olmak zorunda değiliz.”
Koleksiyonun ilk görünümü, neredeyse bir post-apokaliptik heykel gibiydi. Kalın yün katmanlar, sanki modern dünyanın kalıntılarından dokunmuş gibiydi. Gözüm takıldı, duramadım. Ve bir şey hissettim… acayip tanıdık bir hüzün. Bu sadece moda değil, bu—bir tür iç döküm.
Kumaşların Konuştuğu Koleksiyon
Dokusuyla Konuşan Kumaşlar
Bu sezon, özellikle kullanılan kumaşların dili vardı. Sert keçeler, yeniden işlenmiş ipekler, delinmiş satenler… Yıpranmış gibi görünen ama ustalıkla tasarlanmış detaylar, koleksiyona bambaşka bir derinlik kattı. Giyilebilirlikten uzak gibi görünen parçalar, aslında tam da bugünün toplumuna bir ayna tutuyor gibiydi. Buna rağmen, bazı parçalar doğru kombinlerle günlük stile de uyarlanabilir; özellikle Sarı Elbise Kombinleri gibi renkli ve cesur tercihlerle hoş bir tezat yaratmak mümkün.
| Parça Türü | Kullanılan Materyal | Hissedilen Duygu |
|---|---|---|
| Oversize kaban | Yün + teknik sentetik | Ağırlık, koruma |
| Drapeli elbise | Yırtık efektli organze | Kırılganlık, zarafet |
| Aksesuarlı maske | 3D baskılı plastik + tül | Anonimlik, mesafe |
| Bot-form pantolon | Deri + pamuklu astar | Bastırılmış özgürlük |
Demna’nın Sessiz İsyanı
Demna’nın bu koleksiyondaki tavrı netti: estetik kurallarla savaş. O, couture’ün sadece gösterişli değil, düşündürücü de olabileceğini ispatladı. Geçmişin siluetlerini alıp bugünün kaygılarını dikti içine. Bir çeşit manifesto gibiydi bu defile.
Ben orada olmasam da, podyumdan gelen kareleri izlerken düşündüm: “Acaba ne kadarını gerçekten görüyoruz? Ne kadarına sadece bakıyoruz?” Moda bir eğlence aracıysa, Balenciaga bunu bir duvar yazısına dönüştürmüş.
Koleksiyonun Öne Çıkan 3 Parçası
1. “Zırh gibi kaban”
Geniş omuzlar, kalın dokular. Sanki dış dünyaya karşı bir savunma mekanizması. Modern insanın giyilebilir kalkanı.
2. “Şeffaf maskeler”
Anonimlik ve kişisel ifade bir arada. İnsan yüzünü gizlerken, içini daha çok gösteriyor belki de?
3. “Yıkık balo elbisesi”
Bir zamanlar ihtişamlı bir elbisenin çöküşü gibi… ama zarafet hâlâ yerinde. Zamanın izlerini taşıyan bir güzellik.
Moda mı, Felsefe mi?
Kimi izleyiciler bu koleksiyonu fazla “karanlık” buldu. Ama belki de artık parlak şeyler, bizi tatmin etmiyor. Moda, bu sezonda bir terapi odasına dönüşmüş olabilir. Ve Balenciaga bu odanın terapisti gibi davrandı.
Benim içimden geçen bir şey vardı bu koleksiyonu izlerken: “Kırık da olsan, özelsin.” Belki bu koleksiyonun da alt mesajı buydu.
Balenciaga 2025/26 Sonbahar Sıkça Sorulan Sorular
Balenciaga 2025/26 Haute Couture koleksiyonu nerede tanıtıldı?
Koleksiyon, Paris’teki markanın özel atölyesinde tanıtıldı.
Koleksiyonda sürdürülebilirlik var mıydı?
Evet, birçok parça geri dönüştürülmüş kumaşlarla tasarlandı.
Giyilebilir parça var mıydı?
Evet ama alışılmış anlamda değil. Parçalar sanat eseri gibiydi, günlük kullanıma göre değil.
Demna’nın bu koleksiyondaki amacı neydi?
Modern toplumun yüzeyselliğine karşı bir başkaldırı olarak okunabilir.
Bu koleksiyonun modadaki etkisi ne olabilir?
Haute couture’ün sadece estetik değil, mesaj taşıyan bir formda da var olabileceğini hatırlattı.
Giyinmek Değil, Anlatmak
Balenciaga 2025/26 Sonbahar/Kış Haute Couture koleksiyonu, klasik couture anlayışını ters yüz ederek, moda dilini yeniden yazdı. Bu koleksiyonun kıyafetleri sadece kumaş değil; düşünce, duygular ve dönem eleştirisiyle dokunmuş gibiydi. Kimi zaman karanlık, kimi zaman içsel bir çığlık gibi—ama her zaman samimi.
Demna bize sadece ne giymemiz gerektiğini değil, ne hissedeceğimizi de hatırlattı. Belki bu koleksiyonu sokakta giymeyeceğiz ama ruhumuzda bir iz bırakacağı kesin.
Çünkü bazen moda sadece moda değildir. Bazen bir haykırıştır. Sessiz ama güçlü.





